16 Nisan 2012

AŞKLARIM...

ZİNCİRLERİMİZ...


Elişi kağıtları kesildi ve ilk halka anne tarafından yapıldı.Sonra el işi kağıtlarını halkadan geçirme işini kuzucuklar yaptı.Bende zımbaladım.Tabi ikiside elimden zımbayı almaya çalıştılar.teli çıkartılıp incelemeleri için ellerine verildi.Yoksa zımbalamama izin vermezlerdi.

15 Nisan 2012

BABA OĞUL ALIŞVERİŞ MERKEZİNDE...



YİNE DERBİ VE AİLECEK MAÇ KEYFİ...


Kuzucuklarım kalabalığı bir başka seviyorlar.Hele uzun uzun oturulup sohbetler edilen masalardaki keyifler bir başka...

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ...

Uzun süredir aklımda olan fakat bir türlü gidemediğim bir yerdi.Pazar sabahı erkenden kahvaltı yapılır ve yine yollara düşülür.Kuzucuklarım kapıdaki zurafaları görünce deli oldular.Uzun süre yanlarından alamadım.

Müzeye girdiğimizde kızım tavanadaki balonları gördü ve uzun süre almak için uğraştı.Neyseki
 hemen girişte gördüğümüz diğer oyuncaklar ilgisini çekti.Fakat herşeye dokunmak istemeleri ve bizimde anneciğim onlara dokunulmaz bakılır tarzı sohbetlerimizden sonunda sıkılıp ikiside dışarı çıkmak istediler.Ama yinede ilgi alanları olan oyuncakları görünce ilgilendiler.
Oğluş robotları görünce:
 
uzay araçlarını görünce ayda deyişi yokmu koptum resmen:

kızımın ve oğlumun hayvan sevgisi:

Buda aşkımın bittiği an:


Benim bittiğim an olamdı çünkü çok gezemedim :-((((

14 Nisan 2012

VAN GOGH RESİM SERGİSİ...



Kuzucuklarımla beraber ilk resim sergimize gittik.İlk girdiğimizde renkler ve ışıklar çok dikkatlerini çekti uzun süre seyrettiler.Fakat daha sonra sıkılınca Fatih onları alıp dışarı çıktı.Bende rahat rahat hem resimlere hemde güzel sözlere baktım.Sonrada ben çocuklara baktım.Fatih sergiyi dolaştı.Anladık ki biz bu tarz yerleri 3 aşamalı yapabiliriz.Olsun onlar yeterki farklı şeyler görsünler.Hemde bizde kendimiz için birşeyler yapıyor olduğumuz için yorgunluk bizi etkilemedi.
Dönmeden önce meyveler yendi ve dönüş yolunda uyudular.Allahdan evde de uykuya devam ettikleri için bizde nefes aldık biraz.
İstanbul'u keyfini kuzucuklarım sayesinde çıkarıyorum desem yalan olmaz.Erken kalktıkları için bizde her yere trafiksiz gidiyoruz ve insanların biryerlere gidiş saatinde evimize dönüyoruz.Çocuklulara önerilir.

10 Nisan 2012

YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKAN ARABALARIMIZ...

Babamıza bu arabaları lisedeyken amcası getirmiş.Oda sanki bugünleri görmüş gibi saklamış.Ve bugün oğluna çıkarttı.Mert görünce deli oldu.Bagajı açıp ordaki motoru görüp moto diyor herkese gösteriyor.Kuzum benim...
Tabi ki renklerinde sıkıntı var.Ama getiren amcamız galatasaraylı olduğu için fatih'i etkilemek için bu renkleri bence bilinçli getirmiş.

9 Nisan 2012

KIZIM PUZZLE CANAVARI...

Kızım, puzzle konusunda oldukça iyi (maşallah ) inşallah hep öyle devam eder.
Bu puzzle hepsini yerlerine bir çırpıda koyuyor ve hayvanlarını tanıyor.Mert'de arada gelip takıyor bana anne biliyorum ama kafamı yoramam der edasında davranıyor.
Buda en sevdiğimiz tekli puzzlardan biri ve deniz hayvanlarını öğrenmede epey işimize yaradı:
Şekiller ve renkler içinde bu puzzle önerilir:
İkili puzzlımız:
Üçlü puzzlımız:
Dörtlü puzzlımız:
Beşli puzzlımız:
Kızım bunların hepsini büyük bir keyifle yapıyor ve sonra kendini alkışlatıyor.Cimcime kızım.
Artık ağızlarından hergün farklı kelimeler çıkıyor.Kendi dertlerini anlatabiliyorlar.Özellikle anneanane deyişini duymanızı isterim.Mert ilk söylediğinde bu kelimeyi aanneme dinlettim.Telfonun uçunda annemim içi cız etti.Şimdi mert onunla ilgilenmediğim zaman anane anane deyip gözümün içine bakıyor.
İkiside artık :aç, kalk, otur, düştü vs. yani işlerine gelen kelimeleri söylüyorlar.Ama yinede konuşuyorlar demek için erken bence biraz daha zamana ihtiyacımız var.